Karabiga -Mayıs 2004-

Bir iki yıldır muhabbetini yaptığımız 50 cc'lik Yamaha Zoom mopedleri Faruken'in gaza getirmesi sonucu nihayet 2004'ün mayıs ayında aldık. Aldıktan hemen sonra da Faruken'in ailesinin yazlığının bulunduğu Çanakkale-Karabiga'ya yola çıktık. Faruken'in on yıl kadar önce bir kaç yıllığına motosikleti olmuş. Memo'da ise motor deneyimi sıfır...

Güzergahımız Bandırma'da feribottan indikten
sonra, Biga, oradan Karabiga, oradan da evin
bulunduğu köy. Ve lakin daha Bandırma çıkışında
yolu şaşırıp Erdek'e sapmışız meğer.
Durumu Erdek'te anladık...







Faruken ve mopedi...
Süpersonik ikili...









Memo önceki gece sabahlayıp iş yetiştirdiği
için uykusuz. O yüzden yol kenarında
uyku molası vermiş. Bir nevi eşşeklik yani...









Burada Faruken Bey
pek şekilli çıkmışlar.












Memo çiçek çocuk.












Keçiler geçiyor, adamlar bakınıyor,
Memo Bey bekliyor...









Memo köprüden geçiyor. Evet, bu bir köprü. Hayır,
taşmış filan değil, köprünün normal hali böyle...
Sular köprünün altı yerine üstündün geçiyor. İşe
yarıyor mu? Yarıyor... Ve fakat biz yosunlu köprüde
kaymaktan tırstığımız içün motorlar elde
geçiyoruz. Endurocu gibiyiz, değil gibiyiz...






Faruken Beyler de
köprüyü geçmişler, pek mutlular.











Memo köy yolunda.
Gözler ufukta, el gazda, ayaklar pedallarda...










Faruken'in peder bey yetmiş küsur yaşında ama
her işe koşuyor. Burda da gece motorlara zarar
gelmesin diye üstlerini örtüyor. Memo da "Ehe
ehe ehe" diyerek ona yardım ediyor.








Eee, mopedlere de bu kasklar yakışır.
Bu kasklardan Memo'nun olanı daha sonraki motosikletinin arka çantasında yedek olarak
duruyor iken sarsıntıdan parçalarına ayrıldı. Faruken'in olanı ise elinden düşmek suretiyle
kabak gibi parçalandı.







Memo bisiklete biniyor (off road)


Faruken bisiklete biniyor (off road oofff!)

Evin yakınlarında sahilde dolaşırken iki okka köpekle karşılaştık.
Bakın, bir okka, ikki okka. Tam iki okka köpek.


















Sahile bir yunus cesedi vurmuş. Memo kaptan kusto
ile şarlok holms arası bir tavırla cesedi inceliyor.
Ama tiskindiği için birazdan incelemeyi bırakacak.









Memo köy şartlarına uyum sağlamış...










Faruken tatil şartlarına uyum sağlamış...










Faruken'in babası Memo'nun gevşek gidon
somunlarını Memo'ya sıktırıyor.










Köy çevresindeki toprak yollarda enduro tadı yakalamak için dolaşmaya çıktık. Fakat bilader, Faruken'deki de
50 cc moped, Memo'daki de 50 cc moped... Niye Faruken'in çıkabildiği bayırı Memo çıkamıyor? Niçin Memo
her bayırın sonunda motoru boğup eliyle ittirmek
zorunda kalıyor?.. Neden?.. Neden?.. (Bu arada o güneşin
altında Memo'nun motordan inince bile kaskını çıkarmıyor oluşu takdire şayan bir davranış değil mi?..)




Köpek kovalamasından tırstığımız için
motorda uzun sopalar bulunduruyor idik fakat
sonra anladık ki pek de gereği yok imiş...










Köpekler bizi kovalamıyor fekat eşşekler
bize anırıyor. Faruken bu bize karşı tepkili
eşşeğe güler yüz göstererek iyi niyetimizi
ifade etmek çabasında.








Sonunda mola vermeye karar veriyoruz fekat ne bir
ağaç altı var ne ufacık bir gölge. Hemmen kampçı
ruhumuz harekete geçiyor ve eldeki olanaklarla bir
çardak yapmaya girişiyoruz.
(Eldeki olanaklar: 2 motor, 2 sopa, çalı çırpı,
muhtelif kıyafetler)






Memo çardağa seviniyor. Fotoğrafı gördüğünde ise
ne kadar çirkin çıktığına üzülecek...









İşte bir iş başarmanın haklı gururu...










İşte bir iş başarmanın ardından gelen haklı
yayılma ve mayışma durumu...










Gece evin bahçesinde Faruken endurocu olup
olmadığımız hususunda içsel çatışmalar içinde...











Memo Faruken'i sakinleştirmeye çalışıyor...











İstanbul'a dönüş yolunda mola. Yağmura yaklandık ve
Biga'nın çarşılarını dolaşıp kendimize yağmurluk
aradık. Ve bulduk da netekim. Takımı 12 milyon TL.

6 comments:

Ufkun said...

süper bir gezi olmuş abiler...
'anıran eşek' fotoğrafına ve yorumuna bayıldım... heh he :-D

talen said...

lapseki'ye de uğrasaydınız keşke...

Ece Karakoç said...
This comment has been removed by the author.
ssbb said...

motorlar süpermiş,
bence şimdikilerden daha kuul

Cloud (Çağrı Öztürk) said...

Yorumlara koptum, helal olsun size...

İlyada said...

Ya bi "camia" bu kadar acımasızca ti ye alınıp makara yapılmaz ki ama. "Ağlatık biz asfaltı, ağlattık biz taş toprak yolları.." Siz de yanasınız e mi.. :)